Katana, Japon samuray sınıfının ana silahı olarak üretildi.
Tek elle kullanılmak üzere tasarlandı ve hem at üstünde hem de yaya savaşta etkili olacak şekilde geliştirildi.
Tasarımı, tek hamlede kesme ve delme hareketlerine olanak sağlayacak şekilde optimize edildi.
Bu dönem, katananın gerçek bir savaş silahı olarak şekillendiği çağdır.
Tamahagane (demir kumu esaslı Japon çeliği), Karbon oranı düzensiz, saf olmayan doğal bir malzemedir.
Çeliğin içindeki safsızlıkları azaltmak için defalarca katlama uygulanıyordu.
Sertlik ve esneklik dengesini sağlamak amacıyla:
Kesici ağız daha sert sırt kısmı daha esnek olacak şekilde işleniyordu.
Bu yöntem, darbelere dayanıklı ve çok keskin kılıçlar ortaya çıkardı.
Dayanıklılık ve öldürücülük önceliklidir; estetik ikinci plandadır.
Uzun barış yıllarıyla birlikte kılıç, savaş alanından çok sosyal ve kültürel bir obje haline geldi.
Hâlâ Tamahagane, fakat Daha düzenli üretim ve daha kontrollü karbon dağılımı kullanıldı.
Savaş ihtiyacı azaldığı için:
Aşırı dayanıklılık yerine görsel denge ve süsleme önem kazandı.
Çelik işçiliği standartlaştı.
Hamon desenleri ve yüzey estetiği ön plana çıktı.
Kılıç, teknik olarak güçlü ama aynı zamanda bir statü göstergesidir.
Bu dönem, eski Kotō ustalığını yeniden canlandırma çabasıdır.
Tamahagane ancak doğal kaynakların azalması nedeniyle çeliğin kalitesi her zaman Kotō seviyesinde değildi.
Eski ustaların teknikleri bilinçli olarak taklit edildi.
Daha kalın, daha ağır ve güçlü görünümlü kılıçlar üretildi.
Dayanıklılık yeniden ön plana çıkarıldı.
Geleneksel ustalığa dönüş arzusu, teknik idealizmle birleşir.
Samuray sınıfının sona ermesiyle kılıç, askeri ve törensel bir kimlik kazandı.
İki farklı yaklaşım vardı:
Geleneksel Tamahagane
Bazı kılıçlar geleneksel yöntemlerle üretilirken, bazıları daha hızlı ve seri üretime uygun şekilde yapıldı.
Daha kalın, daha ağır ve güçlü görünümlü kılıçlar üretildi.
Fonksiyon kadar sembolik anlam da önem kazandı.
Gelenek ile modernlik aynı dönemde yan yana bulunur.
Bu dönem, katananın artık bir savaş aracı değil, kültürel miras ve sanat eseri olarak varlığını sürdürdüğü çağdır.
Resmî olarak izin verilen ana malzeme yine tamahaganedir
İki farklı yaklaşım vardı:
Geleneksel Tamahagane
Kontrollü karbon oranına sahip çelikler de kullanılabilir
Kılıçlar yalnızca lisanslı Japon ustalar tarafından üretilebilir.
Üretim süreci devlet tarafından denetlenir.
Her kılıç:
Sanat eseri olarak değerlendirilir
Seri üretim yapılmaz
Fonksiyonellikten çok:
Gelenek
Estetik
Tarihsel devamlılık ön plandadır
Katana, günümüzde savaş için değil; kimlik, sanat ve geleneğin sembolü olarak yaşatılmaktadır.
Japonlar kılıçlara büyük anlam yüklerlerdi hatta bu sebepten ötürü bir çok japon efsanesi ortaya çıkmıştır.
Bu efsanelerden biri olan Tsukumogami, Japon tarihinin en populer efsanelerinden biridir.
Tsukumogami, uzun süre kullanılan nesnelerin bir ruh kazanabileceğine dair Japon folklorunun en bilinen efsanelerindendir.
Kılıçlar bu inanışın en ünlü örneklerinden biridir ve sahibinin onurunu ve ruhunu yansıttığı düşünülür.